İstanbul Maltepe Belediyesi Çalışanları Cemevini İbadethane Gibi Kullanabilecek

İstanbul Maltepe Belediye Meclisi bir ilke imza attı. Muharrem ve noel haftalarında belediye çalışanlarının mazeret izni kullanabilmelerinin önünü açacak önergeyi oy çokluğuyla kabul etti.
İBADETHANE OLARAK KULLANILABİLECEK
Ayrıca yapılan oylamada, Maltepe’de bulunan cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi ile ilgili komisyon raporu, CHP’li üyelerin oylarıyla, oy çokluğuyla kabul edildi.
Ankara Tuzluçayır’da cami ve cemevinin yeraldığı kompleksin temel atma töreninde protesto gösterileri yaşanmıştı. O günden bu yana tartışmalar devam ediyor
Alevi Bektaşi Federasyonu eski genel başkanı Fevzi Gümüş:
Cami – C emevi projesi Alevi asimilasyonuna hizmet eden bir projedir. Kardeşlik söylemi adı altında Alevilik başka bir şeye dönüştürülmek isteniyor. Aleviler ile Sünniler arasında inançları bakımından bir sorun bulunmamaktadır. Kaldı ki Alevilerle Sünniler arasında bir kavga da olmamıştır. Sorun devletin, Alevilere önyargılı yaklaşımıdır, devlet zihniyetidir. Bu tür girişimler, devletin temsil ettiği aklın sürdürülmesidir. Bunun da sorunun çözümüne yardımcı olacağını düşünmüyorum.
Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu:
Cami – Kilise – Havra – Sinagogu’n yan yana olduğu bir ülkede yaşıyoruz tabii ki Cami ve Cemevi de yan yana gelebilir. Cemevini ibadethane değil de Caminin bir müştemilatı (eklentisi) olarak gören anlayışa itirazımız var. Cemevlerinin ibadethane olmayıp bir zikirhane olduğu bu nedenle de her Cem evinin yanında bir Cami olması gerektiği şeklindeki bakışa itirazımız var. Bu proje bu bakışın ürünüdür. Eşitler arası bir yan yana geliş değildir. 1826’danberi Alevi köylerine Cami yapılmaktadır. Bu bir hoşgörü projesi ise bizim köylerimizde mahallelerimizde çokça Cami var biraz da Sünni Mahallelerine ve Köylerine Cemevi yapılsın. Madem kardeşiz, Sünni kardeşlerimizin de Cemevini tanımaları ve kardeşliği hissetmeleri gerekir.
Irmak Alevi Bektaşi Derneği Başkanı Dr. Ali Yücel:
Dernek olarak projeyi destekliyoruz. Projenin, kardeşlik, birlikte yaşama, barış kültürüne katkı sağlayacağı inancındayım. Bu projeye karşı çıkanlar, gerekçelerini tutarlı olarak ortaya koymak durumundalar. Ancak karşı çıkanların gerekçeleri, inanç temelli olmaktan çok ideolojik temelli. Asimilasyon iddiası anlamsızdır. Kim kimi asimile edecek? Aynı zamanda bir Alevi dedesi olarak da söylüyorum, elimizdeki güzelliklerden kim bizi mahrum edecek?
Dünya Ehlibeyt Vakfı Başkanı Fermani Altun:
Cemevi ve Cami birbirine karşıt yerlermiş gibi göstermeye gerek yok. Bu, doğru değil. Mesela bizim vakfımızda mescit de var cemevi de. Fatsa’da cemevi ile cami aynı yerde bulunuyor. Olay ne yazık ki burada bir şova dönüştürülmüştür. Barıştan söz ediliyor sanki bir savaş varmış gibi. Anadolu Aleviliği ile Sünnilik arasında ortak değerler yüzde 90 aynıdır. Mezhep taassubu Anadolu’da yoktur. Asıl sorunun sistemden kaynaklandığını düşünüyorum. 1925’te Tekke ve Zaviyelerin Kaldırılmasına Dair Kanun’un kabulüyle Alevilik, dergahlar ve hatta tasavvuf yasaklanmış, din devletleştirilmiştir. Bunun düzeltilmesi gerekir.
Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Osman Eğri:
Cami ve Cemevi’nin aynı mekanda yer alması fikri yeni değil ki! Asırlardır Anadolu ve Balkanlar’da cami ve cemevi (tekke, dergah) aynı mekanda bulunuyor ve tarihimizde hiçbir Alevi, Bektaşi veya Sünni’nin de bundan rahatsız olduğuna şahit olmuyoruz. Eskişehir Seyit Gazi Battal Gazi Külliyesi’nde, Kırıkkale Hasandede’de, Isparta Senirkent Uluğbey’de, Makedonya Kalkandelen Harabati Baba Dergahı’nda ve daha birçok yerde caminin yanında cem erkanı düzenlenen yerler var. Yine aynı şekilde Ali Ulvi Baba Bektaşilik Makalatı adlı eserinde cami ve cemevinin inanç ve ibadet dünyamızdaki yerini anlatır.
Alevi Vakıfları Federasyonu Genel Başkanı Doğan Bermek:
Farklı inanç gruplarının bir arada yaşadığı yerlerde inanç merkezlerinin de birbirlerine yakın olması doğaldır. İnançların birbirlerini dostça kabul etmesi, bugün Suriye’de yaşanmakta olan iç savaşa benzer çatışmaları ülkemize de taşımak isteyen odaklara verilmiş önemli bir cevap ve uyarıdır. Türkiye’de Alevi – Sünni birbiri ile çatışmadan dostça yaşamak istiyor mesajı da bu projeyle verilmektedir. Tepkiler radikal gruplardan kaynaklanmaktadır. Bu tepkilerden alınması gereken ders ise siyasallaşan inancın artık çatışma alanları oluşturarak siyasi gücü kullanmak için bir silaha dönüştürülmesidir. Alevilerin böyle bir proje ile asimile olabileceğine inanmak, Alevilerin bu ölçüde cahil ve kolay yoldan çıkacaklarını sanmak için de Alevi toplumunu hiç tanımıyor olmak gerekir.
www.canlıhaber.com